Blog

1.COVİD-19 SALGINININ İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 1.2.Yas sadece ölüm sonrası mı yaşanır?

Yas sadece ölüm sonrası mı yaşanır?
Blog / Business / Health Coaching / Learning Strategies / Motivation / Online Education / Uncategorized

1.COVİD-19 SALGINININ İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 1.2.Yas sadece ölüm sonrası mı yaşanır?

Salgın da bir yas sebebi olabiliyor.

Bir önceki ‘’Oluşan kaygının ne kadarı normal?’’ başlıklı blog yazımda Covid-19’un üzerimizde yarattığı kaygı ve panik duyguları üzerine konuşmuştuk. Bu yazımda da Covid-19 salgınının insanlarda arttırabileceği ‘’yas’’ halinden bahsetmek istiyorum sizlere.


Yas, mutlaka herkes tarafından yaşanmıştır veya yaşanabilir bir durumdur. Çünkü hepimizin yaşadığı veya yaşayacağı acı, üzüntü, sevinç, endişe vb. gibi yas da normal bir durumdur aslında. Bakıldığında yasın normal olduğunu düşünmemek aslında anormal olandır. Yas denilince toplumumuzda ilk akla gelen şey genelde; kişinin akrabasının, arkadaşının, eşinin, sevdiği kişinin, yakınının vs. vefatı sonrasında duyulan üzüntü ve acı duygusu denilmektedir. Fakat yas, sadece kişinin yakınlarının vb. vefatı sonrasındaki tepki hali değildir.


Yas; kişiyi üzen, sarsan ve olumsuz etkileyen her türlü kayıp algısına verilen tepkidir aslında. İflas hali, boşanmalar, ayrılıklar, işten veya evden kovulmalar, göçe zorlanmalar, salgın hastalıklar, ölüm vb. yas için verilebilecek örneklerdendir, bunların hepsi birer yas sebebi olabilmektedir.
İnsanlar bu salgın sürecinde daha çok kaygı ve panik duygusuna odaklanmış durumdalar. Ve böylece salgının getirdiği yası göremeyebiliyorlar. Bu yası görememek, farkına varamamak bile insanı olumsuz etkileyebiliyor. Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi farkındalık ve kontrol algısının, hayatımızda önemli bir yeri olduğu gibi bu salgında da ruh sağlığımızı koruyabilmek adına yeri oldukça önemlidir.


Covid-19 salgını yasa sebep olabiliyor da nasıl sebep olabiliyor? Farkındalık içerisinde gelin hep beraber bakalım.


Covid-19 salgını hayatımızda birçok alışkanlığımızı, ritüellerimizi etkilemiş durumda. Mesela ev karantinası olduğu süreçte birçok insan işlerine gidemedi veya şuanda da olduğu gibi öğrenciler okullarına gidemiyorlar vb. gibi günlük yaşantımızdaki değişiklikler hepimizin hayatında yaşanır durumda. Bu süreçte bizler alışkanlıklarımızı/ritüellerimizi ne kadar koruyup devam ettirebilirsek veya benzer şekilde sürdürebilecek hale getirebilirsek o kadar korkumuz, kaygımız ve stresimiz azalacaktır. Bunun içinde benim size birkaç tavsiyem var. Salgından önce her zaman kaçta uyanıyorsak aynı saatte uyanmaya ve saat kaçta uyuyorsak da aynı saatte uyumaya özen gösterelim. Sürekli evden çıkmaya(okul, iş vb.) alışkın olan insanlar için dışarısının tehlikeli bir hal alışı ve kısıtlayıcı bazı tedbirleri gerektirişi, zorlayıcı ve stres yaratıcı bir süreç. Bunun için salgından önce nasıl hazırlanıp dışarı çıkıyorsak evde de aynı dışarı çıkacak gibi giyinip/hazırlanıp kendimize gerekli iş veya okul vb. ortamı evimizde yaratmaya çalışalım. Bu şekilde işimizin başına oturabilirsek bu bir nevi bizim hayatımızdaki değişimi azaltacaktır. Hayatımızı daha az değişmiş şekilde devam ettirebilmemiz bizim bu süreci daha normal görmemizi sağlayacaktır ve bu da stresimizin azalmasında yardımcı olacaktır.

Genel olarak toplumumuzda ‘’Güçlü olan hayatta kalır.’’ gibi bir algı var. Ama ne yazık ki her zaman bu böyle olmuyor. Sinekler yeryüzünde bu kadar çokken neden dinozorların sayısı bir o kadar az? Bakıldığında dinozor mu güçlü sinek mi? Bu algıya göre güçlü olan dinozorların zayıf olan sineklerden daha çok olması gerekmez mi yeryüzünde? Aslında burada anlatılmak istenen güçten kastın, uyum sağlayabilme yeteneği güçlü olanın, kolay adapte olabilenlerin hayatta kalması şeklinde olduğunu düşünüyorum. Alışkanlıklarımızı/ritüellerimizi korumaya çalışalım, elimizden geldiğince seveceğimiz şekilde sürece uyarlamaya çalışalım. İhtiyaç duyulan uyum ne kadar düşerse stres o kadar azalacaktır. Korkarak veya stres içinde yaşamaya çalışırsak var olanı da yaşayamayız bunu unutmayalım.

Covid-19 salgını bilindiği üzere çok fazla sayıda kişinin ölümüne neden olmuştur. Yukarıda bahsettiğim gibi salgın sürecinde olanlar ve yaşanan değişimler yasa neden olduğu gibi virüsün bulaşması sonucu yaşanan ölümler sonucunda da yaslar meydana gelebilmektedir. Ben bir de bu virüs sebebiyle hayatını kaybetmiş insanların yakınlarının yaşadığı yastan da biraz bahsetmek istiyorum. Ölümden sonraki yas için konuşmam gerekirse; vedalaşabilmek her türlü yasın tamamlanabilmesi açısından oldukça önemlidir. Biliyoruz ki bu virüs sebebiyle kaybettiğimiz yakınımız ile vedalaşabilmek pek mümkün olmayabiliyor veya oldukça zor olabiliyor. Bu gibi durumlarda size bir önerim olacak.- Veda mektubu.- Ölen yakınıza veda mektubunuzu yazıp güzel bir şekilde o mektup ile vedalaşabilirsiniz ve o mektubu bir balonun içine koyup havaya salabilirsiniz. Bu uygulama gerçekleştiremediğiniz veya tamamlayamadığınız vedanızı gerçekleştirebilmeniz adına sizin için faydası olabilecek bir yöntem olabilir.


Bizler kendimizdeki savunma ve baş etme mekanizmamızın gücünü pek çok kez unutabiliyoruz veya küçümseyebiliyoruz. Aslında bizler sandığımızdan çok daha güçlüyüz. Bunu aklımızdan çıkarmayalım olur mu?

UZMAN KLİNİK PSİKOLOG BERNA BARIŞ

Konu önerileriniz için; bilgi ve/veya randevu almak için iletişim adreslerim aşağıdadır:
Tel: 0507 863 73 34
Mail: [email protected]
İnstagram: psikologbernabaris

Leave your thought here

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir