Blog

TÜKENMİŞLİK SENDROMU

TÜKENMİŞLİK SENDROMU
Blog / Business / Gym Coaching / Health Coaching / Learning Strategies / Motivation / Online Education / Teaching Methodology / TÜKENMİŞLİK SENDROMU

TÜKENMİŞLİK SENDROMU

Gücünüzün kalmadığını düşünüp kendinizi tükenmiş mi hissediyorsunuz?

‘’Fark edebileceğiniz en önemli şey, hayal edebileceğinizden çok daha güçlü oluşunuzdur.’’
Les Brown

‘’Tükendim artık’’, ‘’gücüm kalmadı’’, ‘’her şeyden bıktım, yoruldum’’, ‘’beni kimse anlamıyor’’…
Ne kadar tanıdık geliyor değil mi bu ifadeler bizlere? Düşünelim, bazen kendimiz kullanıyoruz bu ifadeleri bazen de çevremizdeki kişilerden ne kadar çok duyuyoruz? Hele ki şu zorlu ve stresli geçen günlerde… Bu ifadelerle karşılaşma sıklığımız sizce de artmadı mı?

İşte bu ifadeler bizim aklımıza tükenmişlik sendromunu getiriyor. Peki nedir bu tükenmişlik sendromu? Hadi hep beraber inceleyelim.
1970’li yıllarda New Yorklu psikoterapist Herbert Freudenberger tarafından ortaya atılan burnout sendromu olarak bilinen tükenmişlik sendromu ilk başlarda sadece iş yaşamındaki yoğun stres ve sıkıntı ile ilişkili olduğu bilinirken artık sadece iş yaşamındaki stres ile ilişkilendirmekle kalmayıp aile, arkadaş vb. ilişkilerdeki stres, zorlu yaşam koşullarının getirdiği stres ile de ilişkilendirilmektedir. Burada kişiden öykü almak, problemlerini dinlemek ve belirtilerini iyi bilmek oldukça önemlidir.

Şimdi tükenmişlik sendromunun ne olduğuna genel bir tanım yapacak olursak, uzun süredir devam eden yüksek seviyedeki strese karşı verilen fiziksel, zihinsel ve duygusal tepki, tükenmişlik tepkisi olarak tanımlayabiliriz.

Düşündüğümüzde aslında hayatımız hem maddi hem de manevi olarak arz talep ilişkisi içerisinde devam etmekte. Seviyoruz sevilmek istiyoruz, çalışıyoruz bunun karşılığını hem maddi hem de manevi olarak (takdir edilme, beğeni vs.) almak istiyoruz gibi. Buradaki denge çok önemli, denge kurulamadığında stres yaratabiliyor. Süregelen bu stres bir süreden sonra tükenme, kendini yorgun hissetme gibi tepkiler ile tükenmişlik sendromunu ortaya çıkarabiliyor.

Bu sendrom için en önemli iki neden yaşanan sıkıntılar ve yüksek strestir. Tükenmişlik sendromu daha çok iş hayatı ile ilgili olmasının yanında aile ve arkadaş ilişkileri vb. ile de yakından ilişkilidir.

Tükenmişlik sendromunun nedenlerine bakacak olursak eğer buna iş hayatındaki yoğun çalışma temposu ve stresi, problemli aile dinamikleri, yine aynı şekilde problemli ilişki dinamikleri, takdir edilmeme, beğenilmeme gibi birçok dış nedenin yanında birde kişinin kendi kişilik yapısı ile ilgili nedenler de bulunmaktadır. Bunlara da birkaç örnek verecek olursak da aşırı mükemmeliyetçi olma, aşırı sorumluluk almak isteyen birey olma, empati duygusundan yoksun olma, her yerde herkesi yönetmek isteme vb. şeklinde sıralayabiliriz.

Tükenmişlik sendromu yavaş ve sinsi şekilde ilerlediğinden anlayabilmek biraz zor olabiliyor. Eğer ne olduğunu ve aynı zamanda belirtilerinin de ne olduğunu bilirsek anlayarak tedavi olmak kolay bir hale gelecektir. Bu sendrom tedavi edilmezse zaman geçtikçe şiddeti artar ve çok daha olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Şimdi belirtilerine bakalım:
Belirtiler fiziksel belirtiler ve duygusal/zihinsel belirtiler olmak üzere ikiye ayrılır. Öncelikle fiziksel belirtilerinden bahsedecek olursak düzensiz uyku, yorgunluk, halsizlik, çarpıntı, iştahta artış/azalma, sindirim problemleri, baş ağrısı, karın ağrısı, solunum problemleri vb. şeklinde sıralayabilmekteyiz. Zihinsel/duygusal belirtileri ise çaresizlik, alınganlık, agresiflik, sabırsızlık, özgüvensizlik, depresif ruh hali, hassasiyet, kendini suçlu hissetme, kendini yetersiz hissetme, değersiz hissetme, anlaşılmadığını hissetme, karamsarlık, umutsuzluk vb. olarak sıralayabiliriz.

Tükenmişlik sendromu kişinin yaşamını fazlasıyla olumsuz etkileyen bundan dolayı da önemsenmesi ve tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Günlük yaşamımızdaki stresli zamanlar geçirebiliriz burada önemli olan bu stresin tükenmişlik sendromuna dönüşmesini engelleyebilmektir. Bunun içinde gevşeme egzersizleri, meditasyon, kısa yürüyüşler iyi gelebilir, bunun yanında kişi kendine yeni hobiler edinebilir veya var olan hobileri için kendine zaman ayırabilir. Hayatınızı ve zamanınızı kendi sevdiğiniz şekilde ve etkin bir biçimde yönetmelisiniz. Burada önemli olan bir diğer nokta da kişinin stresini yönetmeyi bilmesidir bunun içinde kendinize gerçekçi hedefler koymanız ve aşamalı aşamalı ilerlemeyi yapabiliyor hale gelmeniz sizin için bu konuda faydalı olacaktır.

Hayatımızda olumsuz şeyler olduğu gibi olumlu şeylerin de olduğunu kendimize daima hatırlatabilsek aslında, olumsuzların altındaki olumlu şeyleri görsek, karamsarlık yerine iyi olana, güzel olana odaklansak sizce de daha güzel olmaz mı?

Bunu yönetmek ve stres ile başa çıkabiliyor olmak burada asıl amaç. Eğer bunu yönetmekte zorlanıyorsanız ve yukarıdaki bilgilere göre bu rahatsızlığınızın olduğunu düşünüyorsanız biz uzman desteği almanız önemlidir. Erken dönemde teşhis edilmesi ve bir an önce tedavi planının belirlenmesi gerekebilir.

UZMAN KLİNİK PSİKOLOG BERNA BARIŞ

Konu önerileriniz için; bilgi ve/veya randevu almak için iletişim adreslerim aşağıdadır:
Tel: 0507 863 73 34
Mail: [email protected]
İnstagram: psikologbernabaris

Leave your thought here

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir