Blog

1.COVİD-19 SALGINININ İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 1.1.Oluşan kaygının ne kadarı normal?

COVİD-19 SALGINININ İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Uncategorized / Blog / Health Coaching / Learning Strategies / Motivation

1.COVİD-19 SALGINININ İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 1.1.Oluşan kaygının ne kadarı normal?

Kaygı gerekli bir duygudur. Fakat bakalım kaygının ne kadarı sağlıklı konuşalım.

Covid-19 salgını kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına almış durumda. Artan vaka sayılarının ve yaşanan olağan dışı sürecin çoğu kişiyi ekonomik açıdan ve bunun yanında sosyolojik ve psikolojik olarak fazlaca olumsuz etkilediğini görmekteyiz. Bakıldığında toplum içerisinde kaygı ve panik duygularının oldukça fazla olduğu görülüyor. Virüsün varlığı kadar bu duyguların da her birimizin üzerinde olumsuz etkileri ciddi boyutta. Dikkat edilmelidir ki kaygı ve panik duygusu virüsün bulaşma riski veya korkusunun önüne geçmesin.


Son zamanların en çok konuşulan konularından biri haline gelmiş olan Covid-19 salgınının hemen hemen her sohbetin içinde yer almaya başladığını görebiliyoruz. Bakıldığında sohbetlerin içeriğinin daha çok ‘’bedenim Covid-19’un bazı belirtilerini gösteriyor acaba bana da bulaştı mı, acaba taşıyıcı olabilir miyim, bulaşmaması için kendimi nasıl koruyabilirim?’’ gibi sorular üzerinde geçtiğini görebiliyoruz. Ve haliyle dikkatimizi olması gerekenden çok daha fazla şekilde bedenimize yöneltmiş durumda buluyoruz kendimizi. Her öksürük, ateş, solunum bozukluğu vb. belirtilerini(bunların aynı zamanda Covid-19 belirtileri olduğu bilinmektedir) ‘’bu virüs bana da bulaştı’’ şeklinde yorumlayabiliyoruz. Bu da bizlerde anksiyeteye(kaygı) veya paniğe neden olabiliyor.


Bakıldığında toplum içerisinde kaygının olumsuz olduğu düşünülmektedir. Fakat bilinenin aksine kaygı çok da olumsuz bir şey değildir. Bizler bilmeliyiz ki her şey gibi kaygının da dozu olmalıdır. Birçok şeyde olduğu gibi bu virüsten de kendimizi koruyabilmek adına yeterli dozda kaygı gereklidir ve bu gerekli kaygıya yararlı kaygı da diyebiliriz aslında. Burada önemli olan ve asıl olması gereken kaygımızın dozunu kontrol edebilmemizdir. Yeterli dozdaki kaygı bizi burada tedbirlere uymamız konusunda(bu tedbirler neler diye bakıldığında gerekli hijyeni göstermek, mesafeyi koruyabilmek, maske kullanmak vb. şeklinde sıralanabilmektedir) ve gerekli hassasiyeti göstermemiz konusunda dürtücü nitelikte olacaktır bu da bizlere yarar sağlayacaktır. Fakat bu kaygı olması gerekenden fazla olursa ve biz bunu kontrol edemez duruma gelirsek eğer, o zaman işler farklı bir hal alacak ve yararı olan kaygı zararlı hale dönüşmüş olacaktır bu da bizi ve beraberinde bulunduğumuz toplumu fazlasıyla olumsuz etkileyecektir. Burada bizim duygularımızı kontrol edebiliyor ve yönetebiliyor olmamız oldukça önem taşıyor.


Son olarak söylemeliyim ki yukarıda değindiğim konuların beraberinde çevremizden duyduğumuz bilgilerden çok bu virüse dair kendimiz doğru yerlerden araştırıp edindiğimiz bilgilere sahip olmamız da fazlaca önem taşımaktadır. Bunun için Sağlık Bakanlığının web sitesinde yayınladığı ilgili yazılardan faydalanabilirsiniz.


Doğru yerlerden edinilen doğru bilgiler sonucunda bilinçli bireyler olabilmemiz de bu konuda bizlere çok yardımcı olacaktır. Çünkü çelişkili bilgiler ve yanında var olan bilgi eksikliği insanda kaygı ve panik yaratacaktır.
Edindiğiniz bilgiler dahilinde eğer ki şüpheniz varsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız sizin ve çevreniz için en doğrusu olacaktır.

UZMAN KLİNİK PSİKOLOG BERNA BARIŞ

Konu önerileriniz için; bilgi ve/veya randevu almak için iletişim adreslerim aşağıdadır:
Tel: 0507 863 73 34
Mail: [email protected]
İnstagram: psikologbernabaris

Leave your thought here

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir